Girişin Girişin Girişin. Girişmeyin Bi Durun!

Herkes giriştirmek için gaz verme yarışına girdi sanki. Sankisi fazla aynen durum bu. Girişin girişin girişin… Biz zaten doğuştan gazlı bir milletiz. Gazımızı çıkartmak için annelerimiz türlü türlü yöntemler dener. Büyüdük ne oldu? Gazla çalışıyoruz ya herkes gaz vermeye başladı.

Yabancı yatırımcıların gözü Türkiye’de. Para saçıyorlar aman siz de girişin ve bu paradan nasiplenin… Koca bir yalan! Evet yabancı yatırımcılar ülkemizde yatırım yapıyor. Ama zaten hazır para kazanan ve umut gördükleri şirketlere yapıyorlar. İlk paragrafta gazlanan gençlere değil!


Her fırsatta, her platformda aklı zaten bir karış havada olan ve gerçek bir girişimci vasıflarının yarısını bile taşımayan gençleri girişmeleri konusunda gaza getiren bu kitlenin amacı ne o zaman? Tabi ki kendi cepleri yani RANT! Ortada çok ciddi bir rant var. Bi işi de düzgün yapın be kardeşim. Tamam girişsinler de gerçekten bu vasıflara sahip gençler girişsin. Biz fikir, proje dediğinizde saniyede 10 tane sayan bir milletiz zaten. Ama sadece sayarız. Yoldaki seyyar simitçiye bile sorsanız onun da bir girişim fikri vardır. Belki çoğu kişininkinden de mantıklıdır.
Yöneticilikten, finans ve muhasebeden, insan ilişkilerinden, kurumsal ilişkilerden hatta ticaretten zerre kadar anlamayan bir gençliğe kendi işinizi kurun diyorsunuz. Ne kadar mantıklı? Hiç… Verilen sözde girişimcilik eğitimleri, seminerleri, konferansları ne kadar faydalı oluyor bunu hiç ölçümlediniz mi?


Bir sürü kredilerden, teşviklerden ve yatırımlardan bahsediyorsunuz. Devlet teşvikleri de dahil olmak üzere fikir aşamasında olana ne veriyorsunuz? Onu da geçtim, 40-50 bin TL için utanmadan %50+ hisse isteyen de sizler değil misiniz? Siz karşınızdakini iyice enayi mi bellediniz kuzum?
Güney Kore’de Oyun Geliştiren bir firmanın çalışanları askerlikten muaf sayılırken, Almanya’da kendi işini kuracaklara 25.000 Euro destek verilirken, Şili örnekleri karşımızdayken, Teknokent diye çıkarttığınız amacından daha ilk gün sapan ve zaten çoğu yükünü tutmuş firmalardan oluşan bir yapı ile mi övünelim. Ya da Kosgeb/TUBITAK gibi kurumların “önce harca, sonra al” vizyonsuzluğuna mı sevinelim. Önce harcaya bilmemiz için zaten işimizi yolumuza koymamız gerektiğini, hal bu iken de teşviğe, yardıma zaten ihtiyaç kalmadığını size kimse söylemedi mi? Ya da fark etmiyor musunuz?
Eeee o zaman siz neyin borusunu öttürüyorsunuz?


Girişimciler : GİRİŞMEYİN !!! Bi durun. Kafanızı kaldırın ve dönen bu dolapların farkına varın. Sonra ne istiyorsanız onu yapın ama önce fark edin. Ülkemizin bu kadar çok girişimciye ihtiyacı var mı gerçekten? Kısa zamanda köşeyi dönmek bu kadar kolay mı sanıyorsunuz? Kaç kere milli piyango bileti aldınız? Ya da şans oyunu oynadınız? Kaç kez kazandınız? İşte Türkiye’de girişim fikrinizin büyük başarılar kazanma ihtimali de o kadar.
“Müdür ne yaptın, bitirdin bizi” diyen varsa bir gün bu yazıyı hatırlayacaktır.
Peki ne yapmalı? Fikrimizi, projemizi bir kenara mı atalım? HAYIR tabi ki. Ben bunu demiyorum. Ben şunu diyorum; Bu işlerin farkına varın, sizin için kurulmuş tuzakları görün. Bu uzun ve zorlu yolda başınıza pişmiş tavuğunkinden daha fazla şey geleceğinin bilincinde olun. Bunlarla ilgili çözümlerinizi şimdiden üretin. Eğer hala “Ben bunu yapacağım” diyorsanız hiç vakit kaybetmeyin ve YAPIN!

Sevgiyle kalın….

Comments

comments

    Paylaş  
Yoruma kapalı
Powered by WordPress | Designed by: free Drupal themes | Thanks to hostgator coupon and cheap hosting