Kurumsallıkta Boğulmak ya da Start-Up Kültürü

Kurumsallıkta Boğulmak ya da Start-Up Kültürü

Temelde 2 çeşit bilişim firmaları vardır. Kurumsal takıldığını zannedenler ve start-up bilincine sahip olanlar. Dikkat buyurunuz kurumsal firmalar demedim. Gerçekten kurumsal olanlar çok az sayıda olduğu için istisnalar kaideyi bozmuyor.

Kurumsallıkta boğulmayı biraz açmak gerekiyor. Diyelim ki yazılımcının daha verimli çalışması adına bilgisayarına RAM takviyesi lazım. Bunu elde edebilmesi için RAM isteğinin bir çok aşamalardan ve onaylardan geçmesi gerekir. Takım Lideri, kısım şefine söyler, o departman müdürüne, o bir üstüne, muhasebe onayı, satın almacının keyfi falan derken 10 gün geçer. Tabi bu en iyi ihtimal. Genelde “ne gerek var” diye arada bir yerde bu istek geri çevrilir.

Aynı durum start-up kültüründe muhtemelen gün içerisinde çözülür. Hatta “PC ‘yi yenileyelim ihtiyaçsa” diye de teklifte bulunulması muhtemeldir.

Başka bir örnek vererek sav’ımızı güçlendirme yoluna gidelim.

Kurum kurum kıvranan kuru-m(a)sal firmamız işe alımlarda diploma ve sertifika gözetir. Ne de olsa bilginin, başarının tek kanıtıdır bu kağıtlar. Start-up kültüründe kağıt parçalarının pek bir önemi yoktur. İşine ve bilgisine bakarlar. Kurumsal ayağına personelini robotlaştırıp yozlaştırmak yerine, kişisel gelişim ve yetkinliklerini sürekli arttırmalarına yardımcı olurlar. Zaten Start-up’çılar “ben mühendisim, benim bilmem ne sertifikam var” diye kendini OLDUM zannetmez. Her daim kendini yetiştirmek için çabalar.

Sonuç olarak sizlere tavsiyem; boğulmayın, boğmayın. Zorlaştırmayın, kolaylaştırın. Ben oldum demeyin, daha çok bilgi ve tecrübe peşinde koşun…

Comments

comments

    Paylaş  
Sonuna gidip bir yanıt bırakabilirsiniz.
Powered by WordPress | Designed by: free Drupal themes | Thanks to hostgator coupon and cheap hosting